Niş alan mı, iyi olduğumuz alan mı?

// Girişimcilik

Girişimciliğin konu olduğu konuşmaların popüler tavsiyesi “niş pazar”, eminim siz de birçok kez duymuşsunuzdur.

Özellikle girişimcilerin,danıştığı insanlardan en çok duyduğu tanımlamadır.Sunulan projenin herkes tarafından başlanabiliyor olması yada hazırda onu yapanın olması halinde, direk niş pazara yönelme tavsiyesi yapılıyor.

Katılıyorum buna,tercihler el değmemiş pazara yönelik olmalı, rekabet olmadığından büyüme ve karlılıkta başarı oranı çok daha yüksektir.Ancak çok cazip olduğu halde bilmediğimiz bir alanda başarıya ulaşmamız imkansıza yakındır.Çok büyük kaynaklarımızın olması ve girdiğimiz alanda profesyonellerle çalışmamız gerekiyor. Aksi halde bilmediğimiz ama kazançlı olan bakir alanlardan zararla çıkarız.

Bunun yerine,hakim olduğumuz konu olup,çok güçlü rakiplerin olduğu alana özelleştirilmiş bir proje ile girmek daha doğrudur.

Örneğin sadece teknoloji satan bir e-ticaret mağazası üzerine çalışırsak, önümüze direk Hepsiburada.com konur.Hepsiburada’nın gücü ve rekabet zorluğundan dolayı,vazgeçip niş bir alana yönelmemiz tavsiye edilir.Bunun gibi birçok yanılmaya şahit oldum.Bu tür durumlarda biraz geriye çekilip projemizi geniş açıdan görmeliyiz.Bahsettiğim teknoloji mağazası ile Hepsiburada’yı karşılaştırdığımızda büyük farkların olduğunu görürüz. Hepsiburada her şeyi satıyor ama bahsettiğimiz projede sadece teknoloji var. Güçlü mağazaların hepsi her şeyi satıyorlar.Sadece teknoloji satan bir mağaza, sirkülasyonu çok yüksek bu sektörde, büyük bir avantajdır. Bu analitik verilere dayandırıldığında çok büyük bir farktır.Proje büyük oranda özelleştirilmiş demektir.

Bu avantaja hizmet kalitesi de eklendiğinde,korkulan bir alanda,deneyim ve özelleştirilmiş bir proje ile korkusuzca girilebilir.Niş alan tavsiyeleri pasif kalmış olur.

Ayrıca niş pazar tavsiyelerinde gözardı birçok zorluk var. Niş projelerin maliyeti çok yüksek olup, kara geçiş süresi çok uzundur. Zaten para bulmakta zorlanan girişimcilerin,sadece fikir olarak sahip oldukları konularda,tecrübe sahibi olmadan bakir de olsa,kazançlı alana girmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Yani bildiğimiz oyunu oynamalıyız.Herkes çelik çomak oynamayı biliyordur ama biz en uzağa nasıl fırlatırız onu biliyorsak korkmadan oynamalıyız. Paramız yok ama mahalleye poker getirme fikrimiz var, ihtiyaç da var diye poker getirmeye çalışırsak; para bulmakta zorlanırız,insanları oyuna ısındırmakta çok efor sarf ederiz,çok az kişi oynar,her zaman oynanmaz … Ve iki gün sonra biri altından işleme masa getirirse kaybederiz.Değil mi?

Paylaşırsanız başkaları da okur


Etiketler:

Leave A Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir